2020 Rakamlarıyla Gig Ekonomisini Anlama Rehberi
Global ekonominin temel yapı taşı haline gelen dijital dünya, yeni bir kavramı da yükselen güç haline getirmektedir. Teknolojik ilerleyişin ilk basamaklarından itibaren ortaya çıkan ve 2020 yılı itibari ile ekonominin ana gücünü temsil eden GİG, iş gücü piyasasının geleceğini şekillendiriyor. Daha basit ifadeler ile tanımlamak gerekirse bu kavram, ‘’kısa süreli ve serbest’’ anlayış ile çalışan bireylerden oluşan teknoloji kaynaklı bir ekonomiyi temsil ediyor. Hızla çoğalan, değişen ve dönüşen dijital platformlar, süreklilik gerektiren iş gücünü geride bırakmakta, ‘’tek seferlik’’ çalışmaları öne çıkarmaktadır. Bu konuyla ilgili ilk yazımızı 2019 yılı başında sizle paylaşmıştık.
Gig ekonomisinin yükselen gücü, çeşitli araştırmacı ve ekonomistler tarafından istatiksel olarak da incelenmektedir. BLS International şirketinin yaptığı çalışmaya göre, 2017’den bu yana gig ekonomisine katılım yüksek oranda artmıştır. Teknolojik yeniliklerin güç haline getirildiği bu serbest piyasadan hem bireysel çalışanlar hem de kuruluşlar yararlanmaktadır. Günden güne değer kazanan bu istihdam gücünden ABD bireysel çalışanlarının %36’sı yararlanmaktadır. Kurum ve kuruluşlarının ise %33 oranında bu piyasanın iş gücünü kullandığı bilinmektedir. İhtiyaca yönelik hızlı ve tek çözüm sunan bu hizmete duyulan ihtiyaç, global anlamda yükselişi hızlandırmaktadır.
2020 İtibariyle Gig Ekonomisiyle Var Olmuş İş Kolları
Serbest piyasaya dayalı kısa süreli iş kolları, geçmişte de ekonominin bir parçasıydı. Günümüzde odak noktası haline getirilerek yorumlanması ve çeşitli istatistiklerin ortaya konuluyor olmasının nedeni ise ‘’GİG’’ adı altında ekonominin ana merkezi olmaya doğru ilerliyor olmasıdır. Büyük bir hızla gelişen teknolojik platformlar, tüm mesafeleri azaltarak sınırları ortadan kaldırmakta, kendi içinde yeni bir ekonomi oluşturmaktadır. Milyonlarca kişinin yer aldığı ortak platformda, ilgi alanı ve yeteneğe göre hizmet alınıp verildiği bu yeni dünya, büyük bir endüstrinin de temelinin atılmasını sağlamıştır. BLS’nin çeşitli üniversitelerin desteği ile yürüttüğü çalışmalar da gig ekonomisinin, diğerini geri planda bıraktığını göstermektedir.
Bu değişen, gelişen ve yükselen ekonomi içerisinde hizmet sunan iş kolları ise oldukça geniş bir hizmet alanını kapsamaktadır. Bunlara belli başlı kategoriler halinde örnek verilebilir;
- Dijital pazarlamacılar
- Uber veya mobil uygulama taksi hizmeti sunan sürücüler
- Sanatçılar
- Fenomenler
- Yazarlar
- Editörler
- Web Site Uzmanları
- Sosyal Medya\Web Site\ Grafik Tasarım\Video-Fotoğraf Uzmanları
- Danışmanlar
- Avukatlar
- Diyetisyenler
- Çağrı hizmeti sunanlar
- Mevsimler İşçiler
- Öğrenciler
- ABD’de 57 milyon civarı olan serbest çalışan sayısının yaklaşık 7 yıl içerisinde 86 milyona ulaşacağı söylenmektedir.
- Bağımsız çalışanların yaklaşık %44’ü bu piyasayı ana geçim kaynağı olarak kullanmaktadır.
- 18-34 yaş grubunda bulunan genç nüfusun %38’i bağımsız çalışan olarak hizmet sunmaktadır.
- %19 oranında bağımsız çalışan, ekstra gelir sağlamak ve günlük ihtiyaçları karşılamak amacıyla serbest piyasayı tercih etmektedir.
- BCG’nin sunduğu rapora göre gelişmekte olan ülkelerin %30’u gig ekonomisini kullanmaktadır.
- ABD iş gücünün gig ekonomisindeki payı 10,1’den 15,8’i geçecek boyuta ulaşmıştır.
- Bağımsız çalışanların %63’lük kısmı, dijital platformda bireysel olarak edindikleri müşteri kitlesinin herhangi bir işverenden daha güvenli olduğunu düşünmektedir.
- Öğrenciler için ihtiyaçların giderilmesini kolaylaştırır, özerklik ve bağımsızlık duygusu kazandırır.
- Yan gelir kaynağı oluşturarak daha kolay geçim imkânı sunar.
- Kişisel yetenek ve başarının daha geniş bir platformda öne çıkarılmasını destekler. Daha geniş kitlelere ulaşmayı mümkün hale getirir.
- İşverene ve ihtiyaç duyulan maddi miktara daha hızlı ulaşmayı sağlar.
- Bireysel yetenek ve başarılar ile öne çıkmanızı sağlayarak sabit bir kitle oluşturur.