21. Yüzyıl Yetkinlikleri
‘’21. yüzyılın cahilleri okuma yazma bilmeyenler değil, öğrenmeyen, öğrendiği yanlışlardan vazgeçmeyen ve yeniden öğrenmeyenler olacak.”Alvin Toffler [Gelecek Korkusu(1970)]
Dijital dönüşüm ve teknolojik inovasyon sadece ekonomiyi ve üretim ilişkilerini derinden etkilemekle kalmamış aynı zamanda çalışma hayatı ve sosyal yaşamı köklü bir biçimde değişime tabi tutmuştur.
Yaşadığımız 21. yüzyılda her alanda kendini gösteren paradigmatik değişimler, bireylerin gelişen ve hızla değişen dünyaya uyum sağlayabilmeleri için sahip olmaları gereken bilgi ve becerileri de farklılaştırmıştır. Bireylerin yaşadıkları yüzyılın ihtiyaçlarına cevap verebilmelerini, yaşamlarını sürdürebilmelerini, üretken olabilmelerini sağlayan ve 21. yüzyıl yetkinlikleri olarak adlandırılan bu beceriler, büyük ölçüde eğitim yoluyla kazanılabilmektedir.
Küresel İşgücü Piyasalarının dijital teknoloji çağında talep ettiği yeni iş gücü formatı ‘ Yüksek Nitelikte İnsan Kaynağıdır’. Esnek işgücü piyasaları, proje bazlı çalışan beyin/akıl gücü, yeni yaratıcı (creative) sektörlerde çalışan insan gücü ve hatta kendi işini kuran yada bir fikri ticaretleştirmek suretiyle yeni iş kuran (job creation) insan gücü ön plana çıkmaya başlamıştır. Genç girişimciler, start up veya spin off küçük işletme kuranlar da entelektüel sermayelerini ve cesaretlerini yeni bir iş yaratmaya veya ticari bir girişime çevirebilen zeka devriminin temsilcileri olarak tanımlamak doğru olacaktır.
21. Yüzyılda dijital tabanlı bu yeni ekonomik modelin ve sosyal yapılanmanın öngördüğü işgücü profilini yetiştirecek eğitim sistemi:
a) Analitik düşünme, sorgulama ve problem çözme
b) Dijital dönüşümü gerçekleştirecek dijital yetenek düzeyine ve becerilerine sahip olmalıdır.
Bu bağlamda, kısaca STEAM-Fen (Science), Teknoloji (Technology), Mühendislik (Engineering), Sanat (Art) ve Matematik (Math) alanlarının bir araya gelerek ortaya çıkan çok disiplinli çalışmaların merkezinde algoritma eğitimi gelmektedir. Algoritma ve yazılım donanım eğitiminin ilköğretim düzeyine kadar indirgenmesi dijital geleceğin inşaası açısından önem arz etmektedir.
Aynı zamanda eğitimde SMAC yani Social, Mobile, Analytics, Cloud olarak tanımlayabileceğimiz yeteneklerin eğitimi de yükselen nitelikli insan kaynağı ve eko sistemin tamamlanması açısından önemli hale gelmiştir.
Endüstrinin, özel sektörün, iş dünyasının ve kamusal alanın ihtiyaç duyduğu dijital dönüşümü gerçekleştirecek olan insan kaynağında dijital mesleki yetkinliklerin yanı sıra aşağıdaki beceri, davranış kodları ve özelliklerin bulunması gerekir:
· Proje bazlı çalışabilme kapasitesi ve inovatif düşünebilme kabiliyeti (Innovative Thinking)
· Sürekli öğrenmeye açık olma (Continious Learning)
· Yaratıcı olması (Creativity)
· İletişim ve ilişki kurabilme özelliği (Communication and Relationship Building)
· İnsanları ve iş partnerlerini anlama konusunda empati yapabilmesi (Empathy)
· İçgüdülerine başvurması (Instinct)
· Dijital yetenek ve becerilere sahip olması (Digital skills and talents)
· Adaptasyon kabiliyeti
· Kendi kendine öğrenme
· Takım oyunu
· Kendini bilme ve tanıma
Yeni dönemde eğitimin toplumsal hedefleri:
1. Sosyal Refah Sistemi ile ekonomik gelişimi desteklemek (Kaliteli yaşam ve kaliteli iş hayatı)
2. Küresel insani sorunlara karşı küresel insani değerleri yükseltmek (açlıkla, yoksullukla, işsizlikle, göçle mücadele eşitlik, insan hakları, hukuk, adalet ve adil gelir paylaşımı için bölgesel veya küresel sosyal çözümler üretmek)
3. Çevrenin korunması ( küresel ısınma sorunu, düşük karbon toplumu, tarım soykırımı GDO’lar vb) olmalıdır.
Küresel Dünyanın gelişmiş ülkeleri, şirketleri ve kamu yönetimi söz konusu bu dört temel alanda gelişme sağlamak için neler yapıyor:
1. İnovasyon Ekonomisine geçiş: İnovasyon ve dijital teknoloji tabanlı büyüme ve kalkınma politiklarına geçiş. Dijital dönüşümü ve Endüstri 4.0 altyapısını gerçekleştirmek için bilim ve teknoloji merkezli üretim modelini benimseme. Katma değeri yüksek teknoloji üretime ve ürünlere odaklanmak. Akıllı teknoloji ve sistemlere geçmek. Kısacası;
· Geleneksel Tarımdan Akıllı Tarıma geçiş
· Geleneksel KOBİ’lerden Start-up’lara geçiş ve girişimciliğin desteklenmesi ve yaratıcı ekonominin inşası
· Geleneksel hizmet sektöründen dijital teknoloji tabanlı (yapay zeka, robotik, büyük veri, IOT (nesnelerin İnterneti), ICT uygulamaları ile ) yüksek verimli, hızlı ve kalite odaklı hizmet sektörüne geçiş
· Konvensiyonel Fordist, Taylorist, Esnek Üretim (Lean Production) üretim modellerinden Endüstri 4.0 dijital teknoloji bazlı üretime geçiş. Burada en önemli husus teknoloji satın almak yerine kendi teknolojini geliştirebilmektir. Made in yerine made from ‘a geçiş. Teknoloji geliştireceğimiz platformlar; üniversiteler, Ar-ge merkezleri, Teknoparklar, Bilişim vadileri, inovasyon merkezleri, smart zone’lar vb
· Vasıfsız, yarı vasıflı ve geleneksel vasıflı insan gücünden yüksek nitelikte insan kaynağına geçiş.
2. Akıllı Topluma geçiş: İlkel toplumdan tarım toplumuna, tarım toplumundan endüstri toplumuna, endüstri toplumundan bilgi toplumuna ve nihayet akıllı topluma geçmek (Toplum 5.0). Toplum 5.0 çerçevesinde sosyal kapsama alanını genişleterek bütün insanlığı kapsayan ekonomik katma değer yaratmak, adil paylaşmak, eşit vatandaşlık ve sosyal sorumlu vatandaşlığı dünya vatandaşlığına taşımak. Dünya ile internet, sosyal medya ve diğer dijital toplumsal ağlar kurmak suretiyle ‘connected to the Global Community’ ve nihayet hızlı nüfus artışı, beslenme, yaşlanma, sağlık hizmeti ve sosyal güvenlik, sosyal refah ve kaliteli yaşam için ‘Caring and Sharing Society’ toplumsal duyarlılık sistemine geçmek.
3. Paylaşım ekonomisi ve sosyal inovasyona geçiş: Eğitim sistemini Endüstri 4.0, Toplum 5.0 ve dijital dönüşüm devrimine ve felsefesine uygun yeniden reform etmememiz gerekiyor. Bölgesel kalkınma politikaları önem kazanıyor. Üretim odaklı ve istihdam dostu ekonomik büyüme ve adil paylaşım önem arz ediyor. Dijital dönüşümün ortaya çıkardığı yeni yeteneklerin, yeni yetkinliklerin ve çok yetenekli ve becerikli nitelikli insan gücü yetiştirilmesin en öncelikli gündem olmalı. Yoksulluk, işsizlik, beslenme (eko-vatandaş), göç, trafik, toplu taşıma, kentleşme vb sosyal sorunlara inovatif çözümler üretmek ve sosyal girişimciliği desteklemek.
4. Sürdürülebilir yeşil ekonomiye geçiş: Çevre dostu temiz teknolojilerin geliştirilmesi, kaliteli yerel yönetim hizmetleri, yaşanabilir akıllı şehirlerin inşası, düşük karbon toplumu, küresel ısınma kaynaklı doğa üstü olaylara karşı risk yönetimi, şehir tarımcılığı ve nihayet’ from cost advantage to lost advantage’ geçmek yani çevre dostu üretim, iş güvenliği, atık, meslek hastalıkları vb konularda akıllı çevre ve ekolojik sistemlerin maliyet hesabı dışında bırakılması.