Beceri Uyumsuzluğuna Çözüm Olarak: Yaşayan Diploma Modeli
Geçen yazımda, global beceri uyumsuzluğu sorununu ve Türkiye’nin diğer ülkelere göre bu konuda nerede olduğunu yazmıştım. Şimdi ise bu sorunun sebeplerine ve çözümü nasıl sağlayacağımıza bakalım.
Beceri uyumsuzluğunun arkasında aşağıdaki sebepleri sayabiliriz:
- Henüz oluşmamış meslekler için eğitim sağlamakta oldukça yetersiziz. 2022’de, piyasadaki işlerin %27’sinin, henüz bugün bilmediğimiz meslekler olması bekleniyor. Bu sayı çeşitli kaynaklarda farklılık gösterse de tüm kaynaklar bilmediğimiz pek çok mesleğin ortaya çıkacağı konusunda hemfikir.
- Hayat boyu öğrenmeye henüz gerektiği kadar odaklanabilmiş değiliz. Oysaki artık öğrenmenin lise ve üniversite sıralarında kalması imkansız olmaya başladı. IEEE’nin tahminine göre, teknik becerilerin geçerliliğini yitirmesi için 2 yılla 5 yıl arası bir sürenin geçmesi yeterli. Fakat bir okul müfredatının aynı hızda kendini değiştirmesi beklenemez. O yüzden daha modüler, esnek, kişiye ihtiyaç duyduğu içeriğe ulaşmasını sağlayacak bir hayat boyu öğrenme modeline ihtiyaç var.
- Hayat boyu öğrenmek için kişisel motivasyonumuz oldukça düşük. Örneğin, pek çok kişi kendini geliştirmek için aldığı online kursları kısa zamanda bırakıyor. Globalde online açık kursların (MOOC) tamamlama oranı %6’yı geçmiyor. Ayrıca, BCG’nin iş verenlerle yaptığı bir araştırmaya katılan ülkelerin %74’ünde, çalışanların kişisel farkındalığının azlığı ve becerilerini geliştirmek için motivasyona sahip olmamaları, iş verenlerin karşılaştığı sorunlar arasında en üst sıralarda. Kişilerin motivasyonunu artırmak için, bireysel değil bir toplulukla beraber öğrenmek çözümlerden biri olabilir.
- Pek çok ülkede, hangi becerilere ihtiyaç duyulduğu, ileride hangi mesleklerin ortaya çıkmasının beklendiği gibi temel piyasa bilgileri öğrenciler ve eğitim sistemlerinin kullanması için ulaşılabilir değil. Bu bilgileri düzenli olarak toplayan ve sunabilen çok az mekanizma var. AB’nin Skills Panorama portalı ve İskoçya’nın Dijital World web sitesi örnek olarak verilebilir. Ülkemizde herkes tarafından kolayca anlaşılabilecek bir portal olsa, meslek liselerine verdiğimiz önemin ve üniversitelerde öğretilen derslerin ne kadar değişeceğini merak ediyorum.
- Fırsatlara erişim konusunda ciddi bir eşitsizlik var. Örneğin, engelli kişiler global nüfusun yaklaşık %7’sini oluşturuyor ama bu kişilerin sadece %33’ü iş gücüne katılabiliyor. Bunun dışında, bir önceki maddede bahsettiğimiz ‘mesleklerin ihtiyacı’ portalı oluşturulsa bile, asıl buna en çok ihtiyaç duyan kişilerin bu bilgiye erişimi olduğundan emin olmalıyız (hem internet altyapısı hem de veri yorumlama becerileri konusunda).
- Nesillerin mesleklere verdikleri değer farklılaşıyor. Örneğin, Z jenerasyonu, daha az süre çalışmanın karşılığında maaşının düşmesini memnuniyetle kabul ediyor. Ayrıca sadece %36’sı, kariyer gelişimini hayattaki öncelikleri arasına koyuyor. Bu değişen değerler, ekonomik gelişme için iş gücünde neleri vurgulamamız gerektiğini değiştirecek.